Burada otomatik bir yükseltme değil, standarttır: 500 araçtan 394'ü otomatik.
Alış ile aynı
Güney Avrupa'nın çoğunda otomatik nadir bir seçenektir ve fiyatı da buna göre belirlenir. Bu kıyıda oran tam tersi yönde, 394'e 106; iki pedal için ekstra ödeyeceğini düşünen bir sürücü yanlış haritadan yola çıkıyordur.
Sebep piyasa değil, yoldur. Buradan gidilmeye değer her yer eğimlidir: Kotor'a giden sahil yolu her köyde yükselip alçalır, Budva'ya çıkan sırt sürekli bir tırmanıştır, Kotor'un üzerindeki yılankavi yol ise baştan sona bir ve iki numaralı viteste geçen yirmi beş keskin virajdır. Operatörler müşterilerinin bu yollarda gerçekten sürebileceği araçları alıyor ve filo son on yılda buna göre şekillendi.
Dolayısıyla pratik tavsiye alışılmışın tersidir. Önce otomatik için filtreleyin, listenin neredeyse tamamı elinizde kalır; manuel için filtrelerseniz listenin beşte biriyle sınırlı kalırsınız. Bu yollarda özellikle vites değiştirmek istiyorsanız, erkenden yapılması gereken rezervasyon budur.
79%
filonun otomatik olan oranı
Yirmi beş numaralı keskin viraj, çoğu kör viraj, bazıları tek şeritli, bir tarafında duvar diğer tarafında hiçbir şey yok. Manuelde bu sürekli debriyaj demek. Otomatikte ise körfeze bakma fırsatı demek.
Sezonun zirvesinde buradan Kotor'a kadar yirmi kilometre boyunca dur-kalk-dur trafiği. Otomatik tam burada bir tercih olmaktan çıkıp rahat mı yoksa sinirli mi varacağınızın belirleyicisi hâline gelir.
Arkanızda kuyruk varken hareketli bir güverteye çıkan kısa ve dik bir yokuş. Her iki vitesle de kolaylıkla halledilir, ama yokuşta kalkışta otomatik gözle görülür şekilde daha sıkıntısızdır.
Vitesin neredeyse hiç önemli olmadığı tek yer. Sırtın üzerinden geçip inerken düzenli bir tırmanış ve düzenli bir iniş vardır; hangi araçta olursa olsun yolun büyük kısmı üçüncü vitesle gider.
Yılankavi yolu çıkmak sabır meselesidir. Aşağı inmek ise fren meselesidir ve yalnızca otomatik kullanmış sürücülerin zaman zaman başının derde girdiği yer burasıdır. Dört kilometre boyunca sürekli inişte pedala basılı tutmak freni ısıtır ve bunun ilk belirtisi, hiç istemediğiniz anda pedalın boşalmasıdır.
Cevap manuelle aynı: motorun aracı tutmasına izin verin. Bu filodaki neredeyse her otomatikte ya kolda manuel bir kılavuz ya da direksiyonun arkasında vites kulakçıkları vardır ve inişe başlamadan önce bir vites düşürmek işin tamamını halleder. Bu kontrolü yolun ortasında değil, tepedeki otoparkta, el freni çekiliyken ve arkanızda kuyruk yokken bulun.
Bu yaklaşık on saniye sürer ve Lovcen'e araba sürecek herkes için bu sayfadaki en faydalı tek bilgidir. O yol hakkındaki sayfa işin gerisini anlatıyor.
Bu ağdaki neredeyse her yerden daha az aciliyetle, çünkü 500 araçtan 394'ü otomatik. Burada erken rezervasyon gerektiren şey herhangi bir sınıfın ucuz ucu; Temmuz ve Ağustos'ta bu baskı hem otomatikler hem de manueller için geçerlidir.
Giriş seviyesinde günde bir avro fark var: 29 EUR'a karşı 28 EUR. Listenin üst kısımlarında ikisi kademeli değil, iç içe geçmiş durumda. Belirli bir ilan pahalı görünüyorsa bunun sebebi araçtır, vites kutusu değil.
Evet, çünkü bir araç sınıfı değil, adı belirli bir operatörden belirli bir araç rezerve ediyorsunuz. Bu, uluslararası bir markadan bir kategori rezerve etmekten gerçek bir farktır; orada vites kutusu ilanın bir parçası değil, verilen bir sözün parçasıdır.
Modern bir araçta hayır, buradaki sürüş koşulları da otomatiği destekliyor. Sürekli eğim ve yoğun yaz trafiği, tam olarak eski nesil otomatiklerin dezavantajlı kaldığı, daha fazla vites oranına sahip günümüz otomatiklerinin ise hiç sorun yaşamadığı koşullardır.
Haftanız Budva ve plajlardan ibaretse, rahatlıkla evet. Yılankavi yolu, Lovcen'i veya Durmitor yolunu içeriyorsa, o bir avroyu harcayın. Mesele yeteneğiniz değil, sürüşün ne kadarını manzaraya bakarak geçirebileceğinizdir.
Yukarıdaki liste yalnızca 394'ünü gösteriyor. Hangilerinin müsait olduğunu görmek için tarihlerinizi ekleyin.
Hemen ayırtın